|
|
|
Herkes Bir Yere Çağırıyorken Sen Nereye Çağırıyorsun? |
|
|
|
|
Geschreven door Osman Paköz
|
|
maandag, 09 april 2012 21:14 |
|

Reklamlar, ilanlar, filmler... Hemen her şey bir yere çağrıda bulunuyor. İnsanlar adeta gırtlaklarını parçalarcasına çığlıklar atarak başkalarına ulaştırmak istedikleri mesajı sunmaya çalışıyorlar. Semt pazarı esnafının müşterileri ünlemesi gibi bir çağrı içinde herkes. “Her şeyin en iyisi, en tazesi, en ucuzu bende” diye naralayan pazarcı ile en etkili televizyon reklamını yapmak için milyonlar harcayan profesyonel medyacı arasında sadece ücret farkı vardır. Ayrıca her ikisi de “ekmek” parası için çalıştığı için yaptıkları işte utanacak bir şey yoktur.
|
|
Lees meer...
|
|
Geschreven door Osman Paköz
|
|
zondag, 04 maart 2012 13:25 |
|

Yaptığımız çalışmaları, ibadetleri, değerli veya değersiz kılan niyetlerimizdir. Zahirde çok kıymetli işlerle meşgulmüşüz gibi gözüken pekçok gayretimiz, niyetlerimizin eksikliği veya yanlışlığı sebebiyle hesap günü karşımıza koskoca bir boş olarak çıkabilir. Onun içidir ki bir işe başlamadan önce şöyle bir düşünmek, niyetimizi yoklamak durumundayız. Şayet niyetimizde bir yanlışlık varsa veya eksikse derhal düzeltme ve tamamlama gayreti içine girmeliyiz. Aksi takdirde yarım ve yanlış niyetle başladığımız o iş belki de ömür boyu peşinde dolaşacağımız mesleğimiz haline gelebilir.
Niyet kalbin işidir ve Allah kalpte cereyan edenleri bilir. “De ki, gönlünüzdeki duyguları saklasanız da, açıklasanızda Allah hepsini bilir.” Ondan dünyada ve ahirette bir şey saklayamayacağımıza göre niyetlerimizi düzeltmekten başka çaremiz kalmıyor demektir.
|
|
Lees meer...
|
|
Geschreven door Osman Paköz
|
|
woensdag, 01 februari 2012 19:45 |
|

Selef, halef kelimesinin karşıtıdır. “İlk önce gelenler, geçmiş islam büyükleri” manasına gelir. İslami inanç bilimlerinde (akaid) ise ayet ve hadislerde varid olan müteşabih meseleleri herhangi bir teşbihe ve tecsime düşmeden ve bununla birlikte te’vile de dalmadan aynen kabul eden saf inançlı insanlardır. Sahabe-i kiram, tabiin, mezhep imamları, büyük muhaddisler ve fukaha selef akidesine bağlı idi. Zira ilk asırda islam dünyasında bu akaidi tercihten başkası mevcut değildi. Söz konusuda olmadı.
|
|
Lees meer...
|
|
Geschreven door Osman Paköz
|
|
zondag, 04 december 2011 18:22 |
|

Kisinin sonucunu bilerek bir sey yapmak (kafasina kursun sikmak) veya bir sey yapmamak (yasamasi için gerekli olan yeme ve içmeyi terketmek) sonucu hayatina son vermeye intihar diyoruz.
Arastirma sonuçlarina göre intihar olayinin önemli ve belirleyici faktörleri arasinda inanç boslugu, bazi sapik inançlarda oldugu gibi inancin ve düsüncenin intihari tesvik etmesi, psikolojik bunalimlar, psikiyatrik bozukluklar, ekonomik krizler, toplumun baskisi, bireyin yalnizlasmasi vardir. Içine düstügü bunalimdan çikamadigi için hayatina son veren “bencil intiharlar” var oldugu gibi kendini feda etme düsüncesiyle harakiri yapan kisinin yaptigi gibi digergam intiharlar da mevcuttur.
|
|
Lees meer...
|
|
|
|
|
|